KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/9533 E., 2010/1183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ... İcra Müdürlüğünün 2005/12023 Esas sayılı dosyasından, 14.12.2004 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 10.06.2008 tarih, 2007/16696 Esas ve 2008/8965 karar sayılı ilamı ile, ortağın kişisel borcundan dolayı şirkete ait malların haczedilemeyeceğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı 3.kişinin davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
HUMK’nun 429/2 fıkrası hükmü gereğince mahkemece verilen karar temyiz mahkemesince bozulduğu taktirde mahkeme temyiz edenden aynı Kanunun 434.maddesi uyurunca peşin almış olduğu gideri kullanmak suretiyle kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip bozma ilamına diyecekleri sorularak Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davalı alacaklı vekilinin yeni adresinin bildirilmiş olmasına rağmen ayrıldığı eski adresine Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince bozma ilamı ve duruşma günü tebliğ edildiği, bu nedenle davalı alacaklının bozma kararından ve duruşma gününden haberdar olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamından sonra davalı alacaklı vekilince usulüne uygun olarak tebligat yapılmayarak taraf teşekküle sağlanmadan ve bozma ilamına diyecekleri sorulmadan savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9533, K. 2010/1183, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama