KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/9585 E., 2010/1425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen tek taraflı kazada ağır hasar gördüğünü,hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenmediğini belirterek 22.000,00YTL tazminatın 14.11.2006 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir..
Davalı vekili, sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu alkollü sürücü yerine kendisinin sürücü olduğunu beyan ettiğini hasarın poliçe teminatı dışında olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 21.500,00 YTL tazminatın 29.22.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata avans faizi uygulanmasını talep etmiş, mahkemece yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki Türk Ticaret Kanununda düzenlenen kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler mutlak ticari işlerden olduğuna göre davacının talebi gibi avans
faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesi isabetli olmadığı gibi, davacı tarafından ödenen 1.161,00 TL ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değil, bozma nedenleri ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “yasal faizi ile”ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “avans faizi ile” ibaresinin yazılmasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9585, K. 2010/1425, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama