KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/9990 E., 2010/3232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıya ait olan ve uyarı işareti olmadan açıkta bırakılan menhol kapağına çarparak hasarlandığını ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, kusura isabet eden 4.119,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 3.909,05 TL.nın 11.9.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özelikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istenine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın, davanın red edilen kısmı yönünden davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, verilmemiş olması
usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9990, K. 2010/3232, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama