KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10148 E., 2010/10693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Malatya 3.İcra Müdürlüğünün 2005/95 talimat sayılı dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 04.05.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,ödeme emrinin borçlunun işçisine 01.07.2004 tarihinde tebliğ edildiğini,haciz sırasında borçlunun hazır olduğunu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun haciz sırasında hazır olduğunu, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu ve karine aksinin yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 04.05.2006 tarihinde ... İş Hanı bodrum kat 2-3 adresinde borçlu ve davacı 3.kişi huzurunda yapılmıştır. Bu durumda malın borçlu ve 3.kişinin birlikte ellerinde bulundurduklarının kabulü gerekir.İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur.Anılan madde de geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır.
2010/10148
2010/10693
Takip ve ödeme emrinin 01.7.2004 tarihinde tebliğ edildiği adres, haciz adresinden farklı olan Belediye İşhanı merdiven altı ... adresidir. Vergi kayıtlarına göre davacı 3.kişi borcun doğumundan ve borçluya farklı adreste ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten çok önce 17.06.1999 tarihinden beri haciz adresinde elektronik eşya ve bijuteri ile ilgili faaliyette bulunmaktadır. Borçlunun bu adreste değil başka adreslerde tuafiye işi ile ilgili ticari faaliyette bulunduğu, haciz adresi ile ticari faaliyeti tesbit edilememiştir. Davacı ve borçlunun ticari faaliyet konuları ve adreslerinin farklı olduğu, önceden beri haciz adresinin davacıya ait işyeri olduğu sabit olup, borçlunun işyerini bu adrese naklettiğine ilişkin somut bir kanıt bulunmamaktadır.
Davacı 3.kişi, haczedilen malzemelere ait faturalar sunmuş ve sunulan faturalar, faturayı düzenleyen şahıslar tarafından teyit edilmiştir.
Bu durumda davacı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatladığının kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin davasının kabulü gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10148, K. 2010/10693, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama