KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/11006 E., 2011/1494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl davada ve birleştirilen davada müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ileri sürerek, 4.643,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, dğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta Sözleşmesi uyarınca ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilikindir. Davalı ...ya dava dilekçesinin tebliği, 17.09.2007 tarihinde ev adresinde birlikte oturan annesine yapılmıştır. Ne var ki, ceza ve tevkif evi müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı içeriğine göre, davalının aynı tarihte cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca tutuklu ya da hükümlülere tebliğ yapılmasını
bulundukları cezaevi müdür ya da memuru temin eder. O halde davalıya ev adresinde yapılan tebligat usulsüzdür. HUMK'nun 73. maddesine göre; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe kararını veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendisine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/11006, K. 2011/1494, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama