KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/11539 E., 2011/7809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kayınbiraderi ...’a onun da davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın ilk satışının yakın akrabalar arasında gerçekleştiği ve ikinci satışın da alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda davacı alacağının doğumuna ilişkin olarak sunulan emanet fişi 28/08/2008 tarihlidir. Davalı borçlu cevap dilekçesinde davacıdan almış olduğu nakit borç karşılığı çeklerin verildiğini ileri sürmüştür. Davacı
alacağının dayanağı olduğu iddia edilen alışverişin ne zaman gerçekleştiği ve alacaklı ile emanet fişinde yazılı ... Gıda Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki buğday alım satımı sonunda takip konusu çeklerin verilip verilmediği araştırılmamıştır. Hal böyle olunca Mahkemece davacıdan takip konusu çeklerin ibraz edilen emanet fişindeki alışverişten doğduğu yolundaki iddiasına ilişkin delilleri sorulmalı gösterdiği takdirde tanıkları dinlenmeli, borçlu ile davacı arasında alım satım ilişkisi dışında borç para alışverişi olup olmadığı belirlenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/11539, K. 2011/7809, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama