İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/1215 K.2010/8032

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 99 ]

Esas2010/1215Karar2010/8032Tarih11 Ekim 2010Okuma4 dk · 780 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2010/1215 E., 2010/8032 K.·Adi Ortaklık İstihkak İddiasının Reddi Müteselsil Sorumluluk

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

780 kelime·4 dk okuma

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 99 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 534 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 541 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 520 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (alacaklı) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı (Alacaklı) vekili, alacaklı müvekkili tarafından Mersin Sekizinci İcra Müdürlüğü'nün 2007/1466 Esas sayılı dosyasından, borçlu aleyhine yapılan takip sırasında, 06.03.2007 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerinde davalı 3. kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, oysa; davalı 3. kişi ile borçlunun ortak olduklarını ve alacaklılardan ma! kaçırmak için muvazaalı bir şekilde ortaklıklarına son verdiklerini, olayda işyeri devri bulunduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı (3. kişi) vekili, müvekkili ile takip borçlusu arasındaki ortaklığın 31.12.2006 tarihi itibariyle feshedildiğini, bundan sonra müvekkilinin yeni işini kurduğunu, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı/borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece, toplanan delillere göre.

Mersin Birinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/260 Esas sayılı dosyasında davalı (borçlu) Bülent tarafından davalı 3. kişi Sultan aleyhine ikame edilmiş olan ve mahkemece bekletici mesele yapılarak sonucu beklenen "adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak" davasında "taraflar arasında 31.12.2006 tarihinde her türlü aktif ve pasif kıymetlerin paylaşıldığı ve davacı Bülent'in tasfiye edilen ortaklık nedeniyle alacağı olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olduğu, söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda; dava konusu mahcuzların davalı 3. kişiye ait olmadığı yönündeki davacı (alacaklı) iddiasının geçerli olmadığı,

malların istihkak iddia eden davalı 3. kişiye ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, İİK.nun 99. maddesine dayalı olarak, alacaklı tarafından 3. kişinin istihkak iddiasının reddi istemiyle açılan istihkak davasına ilişkindir.

Borçlar Kanununun 23. Babının "Adî Ortaklık" başlığı altındaki 520 ve devamı maddelerindeki düzenlemelerde, adi ortaklığın tanımı, yönetimi, ortaklığın devamı süresince ortakların birbirlerine ve 3. kişilere karşı sorumlulukları, ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye sonrasında 3. kişilere karşı sorumluk hakkındaki hükümlere yer verilmiştir.

Şöyle ki, ortaklığın devamı süresinde 3. kişilere karşı sorumluluğa ilişkin olarak aynı yasanın 534. maddesinde "Şirketin iktisap ettiği veya şirkete devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar şirket mukavelesi dairesinde müştereken şeriklere ait olur. Şirket mukavelesinde diğer bir hüküm bulunmadıkça bir şerikin alacaklıları haklarını ancak o şerikin tasfiyedeki hissesi üzerinde kullanabilirler.

Hilafı mukavele edilmiş olmadıkça, şerikler, birlikte yahut bir mümessil vasıtasiyle üçüncü şahsa karşı deruhde etmiş oldukları borçlardan müteselsilen mes'ul olurlar" hükmüne yer verilmiş, ortaklığın sona ermesi ve tasfiyeden sonra 3. kişilere karşı sorumluluğa ilişkin olarak yasanın 541. maddesinde de "Şirketin nihayet bulması üçüncü şahıslara karşı taahhütleri tadil etmez." hükmüne yer verilmiştir.

Somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamına göre davalı 3. kişi İle davalı borçlu arasında daha önceden (01.03.2002) başlayan ortaklık ilişkisi, 28.04.2006 tarihinde noterden düzenlenen "Ortaklık Sözleşmesi" ile adi ortaklık şeklinde devam ettirilmiş olup, takibin dayanağını oluşturan çekler ise (31.20.2006, 31.11.2006 ve 31.12.2006 keşide tarihli) bu ortaklık ilişkisi devam ederken, davalı borçlu Bülent tarafından kendi isminin yanında yazılı olan ve tarafların ortak oldukları "M..." isimli giyim mağazasının adı da yazılı olarak keşide edilmiştir.

Davalı 3. kişi ile borçlu arasındaki ortaklık 31.12.2006 tarihinde tasfiye edilmiş, bu tasfiye işleminden bir gün sonra da 01.01.2007 tarihinde davalı 3. kişi Sultan aynı yerde (yeni işe başlama kaydı ile) ticari faaliyetini sürdürmeye devam etmiştir.

Öte yandan, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 23.02.2007 tarihinde başlatılan icra takibi uyarınca ve İİK'nun 8. maddesi gereğince, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağı içeriğine göre, dava konusu mahcuzlar davalı 3. kişinin 01.01.2007 tarihinden itibaren yeni kayıt adı altında işlettiği (31.12.2006 tarihine kadar davalı borçlu ile adi ortaklık şeklinde birlikte işlettikleri) yerde ve "M... MAĞAZASI" yazılı olan işyerinde 06.03.2007 tarihinde haczedilmiştir.

O halde, haciz yapılan yerin tasfiyeden önce davalı 3. kişi ile davalı borçlu tarafından "adi ortaklık" şeklinde birlikte işletilen yer oluşu ve takip konusu borcun doğumundan sonra ortaklığın tasfiye edilmesi karşısında, davalıların alacaklıdan mal kaçırmak için ortaklığı muvazaalı bir şekilde sona erdirdikleri, bir an için danışığa dayalı işlem bulunmadığı kabul edilse dahi, ortaklık sırasında alman mal nedeniyle oluşan borçtan ortakların müteselsilen sorumlu olması, takip konusu borcun ortaklığa ait bir borç niteliğinde bulunması,

ortaklıktan ayrılan kişinin ortaklığın önceki borçlarından zamanaşımı süresi içerisinde sorumlu olması ve devir, fesih, tasfiye gibi İşlemlerin 3. kişilere karşı ileri sürülemeyecek olması, ortakların kendi aralarında rücu imkanlarının da bulunması karşısında, bütün bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece davanın kabulü ile davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı (alacaklı)'ya geri verilmesine 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/1215, K. 2010/8032, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1215
Karar No
2010/8032
Tarih
11 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/1216 K.2010/11016
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/1220 K.2010/13504
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/1222 K.2010/5950
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1226 K.2010/4692
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1228 K.2010/4653
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/1231 K.2010/11336

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.