KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12297 E., 2011/8941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Eyüp Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı İflas İdaresi vekili ve davalı ... Adıgüzel vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Mehmet Asil aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takip konusu alacağın iptali istenen tasarruftan sonra doğduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İflas İdaresi vekili ve davalı ... Adıgüzel vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, davacı tarafından başlatılan takip sonrasında ihtiyati haczi tamamlayan merasim olarak İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2002/1227 esas sayılı davanın açıldığı ve davanın halen kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK'nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri
icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12297, K. 2011/8941, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama