KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12323 E., 2011/9870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Selahattin Gündüz vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece taşınmazın düşük bedelle satılması ve satışların muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu 320 ada 262 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4 nolu meskenin tapudaki satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin 320 ada 262 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4 nolu meskene ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalılar .... ile ... vekillerinin 735 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının butlanına hükmettirmektir.
İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.
Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Somut olayda dava konusu 735 sayılı parselin bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmadığı gibi üçüncü kişi konumunda olan davalı Selahattin Gündüz’ün borçlu davalı ...’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğuna ilişkin yeterli ve inandırıcı delilde bulunmamaktadır.
Bu durumda dava konusu edilen 735 sayılı parsele ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12323, K. 2011/9870, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama