KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12744 E., 2011/3911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.4.2011 Salı günü davacı ... Otomotiv Lastik San. ve Tic. AŞ vekili Avukat ... geldi. Davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılardan ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 280/1 maddesi uyarınca malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastı ile yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda dava konusu edilen taşınmazda satıştan sonra dahi borçlunun boşandığı eşinin oturuyor olmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı hususu irdelenmemiş, yine davalıların hemşehri olup üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’in duruşma sırasında taşınmazı alacağına karşılık aldığını bildirdiği halde bu beyanı da İİK.nun 279. maddesinin uygulanması açısından irdelenmemiştir.
Bu durumda mahkemece yukarda açıklanan olgular ışığında olayda İİK.nun 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12744, K. 2011/3911, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama