KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12858 E., 2011/9117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davaların kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve katılma yoluyla davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2009/9854 sayılı takip dosyasında, haczedilen ... plakalı aracın hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Bu dava ile birleştirildikleri anlaşılan diğer dosyalarda ise aynı araç üzerine Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2009/9853, 2009/10351 ve 2009/10243 sayılı takip dosyalarından konulan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, tescilin satışı tamamlayan bir işlem olduğunu, haciz tarihinde aracın borçlu adına kayıtlı görünmesi nedeniyle haciz konulduğunu, noter satışını bilmeyen müvekkilin hacizde kusurunun bulunmadığını, satışın mal kaçırma amacıyla yapılan muvazalı bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davalara cevap vermemiştir.
1-Davalı alacaklı temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu aracın haciz tarihlerinden önce noter satış sözleşmesiyle davacı 3.kişi tarafından satın alınmış olmasına, davacının kötüniyetinin iddia ve ispat edilememiş bulunmasına göre, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı 3.kişinin temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin istihkak davalarına ilişkindir. Mahkemece, davalar kabul olunmuştur. Davalı alacaklı davaları ilk oturuma kadar kabul etmeyerek ve hacizleri de kaldırmayarak dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda, yargılama giderlerinin ve bu arada mahcuzun değeri ile takip konusu alacak değerinden hangisi daha az ise o değer üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretinin nisbi olarak dava açılmasına sebebiyet veren davalı alacaklıya yükletilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12858, K. 2011/9117, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama