KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12895 E., 2011/5051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), İcra Müdürlüğü’nün Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 27.02.2010’da haciz konulan ... plaka sayılı aracı noterde yapılan sözleşme ile 26.02.2010‘da bedelini ödeyerek satın aldığını, mülkiyetin hacizden önce kendisine geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, aracın trafik kaydına güvenilerek geçerli bir noter sözleşmesi ile satın alındığını, davanın kabulü gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu araç kaydına ihtiyati haciz kararı uyarınca haciz konulduğu, 24.02.2010’da haczin kaldırıldığı, bundan sonra davacı tarafından noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, bundan sonra tekrar aracın kaydına haciz konulduğu, ancak mülkiyetin hacizden önce iyi niyetli üçüncü kişiye geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Nispi harca tabi davalarda, hükmü temyiz edenlerin ilam harcının 1/4’ünü peşin olarak yatırması gerekir (10.05.1965 gün,1/1 sayılı İBK). Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacı üçüncü kişinin yasal süresi içinde temyiz harcını yatırmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3.Dava, üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayalı olarak haczin kaldırılması isteği ile İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Buna göre, hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının başlangıçta 1/4’ünün, dava kabul ile sonuçlandığında ise geriye kalan miktarın davanın açılmasına neden olan taraftan alınması gerekir.
Davanın açılması ile birlikte hacizden haberdar olan davalı alacaklı taraf istihkak iddiasını kabul etmediği gibi, haczin kaldırılması yönünde bir girişimde de bulunmamıştır.
Dava kabul edildiğine göre; alacak miktarından daha az olan araç değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin tamamı ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan alacaklı tarafa yükletilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bununla birlikte, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile ilgili yapılan yanlışlıklar temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama harçları ile ilgili hatalar ise kamu düzenine ilişkin olup aleyhe bozma yasağı kuralının dışında kalır ve re’sen incelenebilir.
Alacak miktarı olan 13.500,00.-TL üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcından peşin alınan harcın indirilmesi ile bakiye harcın davalı alacaklıya yükletilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12895, K. 2011/5051, 20 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama