KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2003 E., 2011/2413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün 2008/25502 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Sultanbeyli İcra Müdürlüğü’nün 2009/2061 Talimat sayılı dosyasında yapılan 22.05.2009 günlü haczin üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet adresinde yapıldığını, borçluya ait antetli bir kağıt ile gıda üretim izin belgesi gerekçe gösterilerek haczedilen menkullerin davacıya ait faturalı mallar olduğunu, gıda sektöründe dağıtım ve üretim işi yaptıkları için bulundurulması zorunlu üretici firmalara ait üretim izin belgelerinin borçlu ile işbirliği içinde hareket edildiğinin kanıtı olamayacağını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, borçlu şirketin eski ortağı ve yetkilisinin sahibi olduğu ... Gıda isimli şirketin 26.03.2009’da davacı şirkete geçtiğine dair belgenin de bulunduğunu, bunların gıda sektöründeki her firmada bulunması olağan belgelerden olmadığını, borçlu şirketin üçüncü kişi şirket adı altında faaliyetini sürdürdüğünü, sunulan delillerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin borçlu şirketin eski faaliyet adresinde yapıldığı, hacizde borçluya ait sevk irsaliyesi ile sipariş fişinin ele geçtiği, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu belgelerin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli olmadığı ve har zaman temininin mümkün bulunduğu, tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2003, K. 2011/2413, 17 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama