KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2100 E., 2010/6571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın yanarak hasarlandığını, olayın davalıya ihbarı üzerine ekspertiz incelemesi yapılarak aracın pertinin uygun görüldüğünü, davalının araç bedeli olarak 31.000 TL teklif ettiğini, müvekkilinin bu ödemeyi kabul ederek mutabakat belgesini imzaladığını, bu anlaşmaya rağmen davalının yeniden değerlendirme yaparak ödeme tutarını 29.000 TL'sına indirdiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 28.893 TL ödemeyi 14.1.2009 tarihinde tahsil ettiğini, aracın piyasa değerinin kasa hariç 35.000 - 40.000 TL'den az olmadığını,
müvekkilinin başlangıçta zor durumda olduğundan kabul ettiği 31.000 TL ile de bağlı olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.500 TL'nin ihbar tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 29.593 TL ödeme yapıldığını, davacının müvekkilini ibra ettiğini, davacı aracı öncesinde bir çok kaza yaptığından, davacıya çok kaza yapmış bu tür bir aracın rayiç bedelinin ödendiğini, 700 TL prim borcunun mahsubu ile 28.893 TL ödendiğini, talebin fahiş olduğunu, taraflar hasar miktarında anlaşamadığından hakem bilirkişi prosedürünün uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500 TL alacağın ihbar tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline
karar verilmiş; hüküm, davalı ... AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası poliçesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.maddesi gereğince "Aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyaa uğramış sayılır. Sigorta tazminatının ödenmesini müteakip araç ve aksamı sigortacının malı olur" hükmü öngörülmüştür.
Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı ... meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı ... ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davalı şirkete kasko sigortalı, davacıya ait aracın kabin kısmında aniden çıkan yangın sonucu araç ağır şekilde hasarlanmış, onarım masrafları, aracın piyasa rayicini geçtiğinden pert total işlemine tabi tutulması uygun görülmüş, davacı ile davalı ... arasında araç kasası sigortalı uhdesinde kalmak üzere, kasa hariç 31.000 TL araç bedelinin, davacı sigortalıya ödenmesi hususunda mutabakat sağlanmış daha sonra davalı sigortacı ödeme tutarını indirmiş, davacı tarafından bu yeni bedel taraflar arasında yeniden düzenlenen mutabakatnameye göre itirazı kayıtla kabul edilmiş;
davalı 29.593 TL'dan davacının 700 TL prim borcunu mahsup ederek bakiye 28.893 TL'sını, sigortalısına ödemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın kasa hariç piyasa değerinin 35.000 - 40.000 TL'den az olmadığını, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.500 TL'nin tahsilini istemiştir.
Taraflar arasındaki mutabakatname ibraname, dosya kapsamı ve dava dilekçesine göre davacı sigortalının araç kasası kendi uhdesinde bırakılmak üzere kasa bedeli hariç sigortalı aracın araç bedelini talep ettiğinin kabulü gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 3.500 TL kasa bedeli hariç, piyasa rayicinin 32.000 TL olduğu tesbit edilmesine göre 32.000 TL araç bedelinden davalı sigortacı tarafından 700 TL prim borcu dahil davacıya ödenen 29.593 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.407 TL alacağa hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2100, K. 2010/6571, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama