KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2171 E., 2010/5828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü, olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 4.664,56 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,2.498,43 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... kaza tarihinde aracın kayıt malikidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Trafik Tescil Müdürlüklerinde veya Noterliklerde yapılacağı öngörülmektedir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir.
davalı ... tarafından kaza tarihinden önce yapılmış geçerli bir satış sözleşmesi bulunmadığına göre, aracın mülkiyetinin devredildiğinden söz edilemez. Mahkemece, anılan düzenleme gözardı edilerek davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2171, K. 2010/5828, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama