KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2331 E., 2010/6082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, aracın kaza sonrasında hasar gördüğünü, hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının doğr ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesi ile yetki ve husumete yönelik itirazın iptaline, ancak tazminata yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 1282.nci maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasa’nın 1281 nci maddesi hükmüne göre, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödeme yapmaktan kurtulabilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın çarptığı iddia edilen duvarda her hangi bir iz olmadığı ve ön çamurlukta ağaç parçası bulunması nedeniyle olayın iddia edilen yerde vuku bulmadığı bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğu kabul edilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere sigorta şirketinin hasarın teminat dışı bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir.
Bu nedenle, zararın teminat kapamında kaldığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2331, K. 2010/6082, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama