KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2385 E., 2010/5836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi,
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gören araç malikine müvekkili tarafından 2.360,00 TL maddi tazminat ödendiğini, sigortalı aracın alkollü sürücü tarafından kullanıldığını ileri sürerek, ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından zarar görene ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Trafik Sigortası Genel Şartlar’ın B.4-d bendi uyarınca, sürücünün alkollü olmasının etkisi ile neden olduğu kaza sonrasında gerçekleşen zarar nedeni ile sigortacının zarar görenlere yaptığı ödemenin sigortalı araç işleteninden rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Ne var ki, araç sürücüsünün alkollü olması halinde, sigortacının ödediği tazminatı sigortalısından rücu edebilmesi için, alkolün münhasıran kazaya neden olması yani araç sürücüsünün alkollü olması dışında kazaya neden olan hiçbir etkenin bulunmaması gerekir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, aralarında nörolog ve trafik bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği konusunda alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2385, K. 2010/5836, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama