KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2648 E., 2010/7670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Vesayet hukukuna ilişkin olarak yapılan yargılamada ... Sulh Hukuk ve ... 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Dava, vasinin değiştirilmesi ve vesayet kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 411. maddesine göre, “vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairesine aittir. “Aynı Yasanın 19. maddesinde de; “Bir kimsenin ikametgahı, yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir...” hükümlerine yer verilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince, kısıtlının ...'da ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, kısıtlının vesayet altına alındıktan sonra yerleşim yerinin değişmesinin vesayet makamının iznine tabi olduğu, vasi değişikliği gibi taleplerin vesayet dosyasıyla birleştirilerek vesayet makamınca değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda, ..., ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993 / 35 esas, 1993 / 61 karar sayılı ilamıyla kısıtlanmış ve kendisine ... vasi olarak atanmıştır.
Davacının talebi, vasinin değiştirilmesine ilişkindir. Vesayet kararı verilmekle kısıtlının yerleşim yeri artık karar veren vesayet makamının bulunduğu yer olur. (TMK.md.21/2) Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. ( TMK. md.412/1) Kısıtlının yerleşim yerinin değiştirildiğine ilişkin vesayet makamının herhangi bir izni bulunmamaktadır. Böyle bir izin alınmaksızın kısıtlının vesayet makamının bağlı bulunduğu yer dışına gitmiş olması veya başka bir yerde oturuyor olması o yeri yetkili kılmaz. Bu durumda uyuşmazlığın vesayet makamı olan ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2648, K. 2010/7670, 1 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama