KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2797 E., 2010/6435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Loj. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalı idaresinde bulunan aracın çarptığını araçta 5.155,29 TL. hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 TL. hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirkete sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 2.000 TL tazminatın sigorta şirketi dava tarihinden diğer davalı olay tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hüküm davalı ... vekili ve davalı ... Loj. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;Mahkeme hükmü davacı vekiline 26.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesinin H.U.M.K.nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 4.11.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiş ve harcı yatırılmıştır.Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri
hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince. 2918 sayılı KTK'nın 85 ve 86. maddeleri hükmü uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir 3. kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını öngörmüştür.
Araç işleteninin zarardan sorumlu tutulabilmesi için; aracın işletilmesi, bundan bir zarar doğması ve illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Aynı ilkeler işletenin sorumluluğunu üzerine alan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası içinde geçerlidir.
Somut olayda kaza tespit tutanağına göre kazaya birden çok aracın karıştığı ve davalıya ait aracın, kazaya karışan başka bir aracın çarpmasının etkisi ile davacı aracına çarptığı belirlenmiş ve davalıya ait aracın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu hale göre üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını kestiğinden işletenin sorumluluğunu üzerine alan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı davalının davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinden sorumlu olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2797, K. 2010/6435, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama