KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2849 E., 2010/5564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilince istenilmiş, davalı ... ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.06.2010 Salı günü davacılar ..., ..., ... vekili Avukat ..., davalı ... ... vekili Avukat ..., davalı Ergo ... vekili ...ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğini kaybettiğini ileri sürerek, davacı ... için 100.000,00 TL diğerleri için ayrı ayrı 75.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı ... için 40.000,00 TL diğerleri içian ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 21.188,74 TL, davacı ... için 5.058,04 TL, ... için 5.711,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline ve davacı ... için 12.000,00 TL diğerleri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıların desteğinin yolcusu olduğu araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıların desteği hayatını kaybetmiş olup, davacılar vekili, davalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğini bu nedenle tamamen kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Kaza ile ilgili ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/340 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı araç sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak, ceza yargılaması sırasında alınan kusura ilişkin raporlar ve Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan raporlar çelişkili olup, Asliye Hukuk Mahkemesince alınan ancak itibar edilmeyen son bilirkişi heyeti raporunda davalı sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiştir.
B.K'nun 53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesi tarafından belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmamakla birlikte, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesini bağlar.
Somut uyuşmazlıkta, kazanın meydana geliş biçimine ilişkin maddi olgu kesin olarak belirlenmediğinden, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmelidir. Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, davacıların desteğinin oto bakım servisi işlettiği ileri sürülmüştür. Her ne kadar ilgili oda tarafından, gelirin belirlenemeyeceği bildirilmiş ise de, desteğin işyeri bulunduğu sabittir. Bu nedenle sosyal ve ekonomik durumu araştırılarak ve desteğin düzenli giderleri v.... diğer deliller de toplanarak elde ettiği gelirin belirlenmesi gerekirken, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
3-Davalı ... şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu tutulduğu halde, hükmedilen toplam tazminat üzerinden vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de, yargılama giderleri konusunda da, kimler tarafından yapıldığı ve tek tek hangi giderler için ne miktarda yapıldığı belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre, kusur durumunun değişmesi halinde yeniden takdir edilebilecek manevi tazminata ilişkin taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2849, K. 2010/5564, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama