KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3089 E., 2010/10820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. vekili, ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ... Sanayi Ticaret ...nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait ... ada ... sayılı parsel üzerindeki ... nolu bağımsız bölümü ...’a, 7 nolu bağımsız bölümü ...’e, 10 nolu bağımsız bölümü ...’na, 11 nolu bağımsız bölümü ...’a, 15 nolu bağımsız bölümü ...’a, 692 ada 2 ve 3 nolu parselleri ise ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... cevap vermemiş, diğer davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
2010/3089
2010/10820
Mahkemece, davalılar ... ve ...’e satılan taşınmazların tapudaki satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunması ayrıca ... ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunması nedeniyle haklarındaki davanın kabulüne, diğer davalıların taşınmazları gerçek bedellerini ödeyerek satın almaları nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. vekili, ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya arasındaki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı üçüncü kişi konumundaki ...’in borçlu davalı ...
Sanayi Ticaret ...nin yöneticisi ve temsilcisi olan ...’ın kayınbiraderi olması nedeniyle borçlu şirketin alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre dava konusu ... ada ... ve ... sayılı parsellerin satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesinde, yine dava konusu edilen ... ada ... sayılı parsel üzerindeki 2, 7, 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin satışı sırasında üçüncü kişi konumundaki davalıların taşınmazların gerçek değerlerini ödedikleri,
bu davalıların kötü niyetli olduklarının da davacı tarafından kanıtlanamamasına göre bu taşınmazlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ile davalılar ...’in tüm temyiz itirazlarının, davalılar ... A.Ş. vekilinin ise dava konusu ... ada ... ve ... sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu tasarruflara ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2010/3089 2010/10820 2)Davalılarn ... A.Ş. vekili ile davalı ...’ın ... ada ... sayılı parsel üzerindeki ... nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Davalı üçüncü kişi konumundaki Ayser’in borçlu şirketin alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu davacı tarafından kanıtlanamamıştır.
Yine borçlu şirket taşınmazların bedellerinin ödendiğini ileri sürmüş buna ilişkin fatura koçanı ibraz etmiş, davalı ...’da temyiz dilekçesine ekli olarak taşınmazın bedelini ödediğine ilişkin banka dekontları ibraz etmiştir. Ayrıca mahkemece davalı borçlu şirketin tüm kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği halde banka hesapları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
Bu durumda borçlu davalı Şirketin banka kayıtları üzerinde de bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak davalı ... tarafından yapılmış bir ödeme olup olmadığı araştırılmalı, bu araştırma sırasında davalı ... tarafından eşi vasıtası ile yaptığı ödemelere ilişkin dekontların göz önüne alınmalı ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere dava konusu 15 nolu bağımsız bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3089, K. 2010/10820, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama