KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3192 E., 2010/8867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi.
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait, davacı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu zarar gören diğer araçlara poliçe limiti dahilinde hasar bedelinin ödendiğini,sigortalı araç sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadığını ve alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 5.723 TL. Tazminatın ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş, müvekkilinin aracı sattığını,zarar miktarına itiraz ettiklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davanın kısmen kabulü ile 5.674 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta
sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Genel Şartların B.4.c maddesi gereğince tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmiş ise,sigortalıya rücu hakkı doğacağı düzenlenmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3192, K. 2010/8867, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama