KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3296 E., 2010/7748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların maliki sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu an aracın çarptığını, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, belirterek 2.671 TL.tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirket tarafından düzenlenemediğini davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 2.671 TL. tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hüküm davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK.1301. maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... şirketi vekili davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının müvekkili şirket
tarafından düzenlenmediğini savunmuş ise de mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan davanın bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosyaya davacı şirket tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş trafik poliçesi ibraz edilmediği gibi, davalı şirkette kayıtlarında rastlanmadığı belirtilmiştir. Bu hale göre davalı ... şirketinin savunmaları da gözetilerek davacı şirketin kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesini ibrazı sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3296, K. 2010/7748, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama