İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3405 K.2010/5128

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2010/3405Karar2010/5128Tarih3 Haziran 2010Okuma6 dk · 1.125 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3405 E., 2010/5128 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2010
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.125 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, davalı şirketin poliçe prim peşinatını hasardan önce ödenmediğinden zararı karşılamayacağını bildirdiğini, müvekkilinin acentenin teklifi ile poliçe için 6.11.2006 tarihinde maail yöntemiyle şirket sistemine kredi kartı ile ödeme girişi yaptığını, aynı tarihte davalı tarafça poliçe peşinatı çekilmek istendiğinde daha önce yapılan blokeli bir alışverişten dolayı kredi kart limitinde ortaya çıkan 40.-TL tutarındaki eksiklik nedeniyle 76.-TL'lik poliçe peşinatının tahsil edilemediğini, bu durumun müvekkiline bildirilmediğini,

peşinatın tahsil edilemediğini bilmeyen müvekkilince 7.11.2006 tarihinde meydana gelen hasarın derhal davalı şirkete ihbar edildiğini, ekspertiz atamasından 2 gün sonra 9.11.2006 tarihinde peşinatın davalı tarafça karttan çekildiğini, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının hasardan sorumlu olduğunu, davalı şirketin hasar bildiriminden 2 gün sonra peşinatı tahsil ettiğini, hasardan haberdar olduğu halde peşinatı tahsil eden sigortacının başlangıç tarihi itibariyle sözleşmeyi kurduğunu belirterek 3.477,46 TL hasar bedelinin 8.11.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan Tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının kredi kartı limiti yetersiz olduğundan poliçe prim peşinatının hasar tarihinden sonra ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun

başlamadığını, kredi kartı limitinin yeterli olmadığının kart sahibi tarafından bilinmiyor olmasından kaynaklanan sonuç ve sorunlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olaydan sonra poliçe peşinatının mail onder yoluyla çekilerek sigorta şartlarının aktif hale geldiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

10.9.2008 gün 2007/5-2008/809 sayılı önceki hükmün Dairenin 21.5.2009 gün 2009/621-3441 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, sigortacının rizikodan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davacı ile davalı ... şirketi arasında 17.10.2006/17.10.2007 vadeli kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş olup, poliçeye istinaden 18.10.2006 tarihinde 76.76 TL prim peşinatının yatırılması, 30.11.2006 tarihi ila 30.6.2006 tarihleri arasında 76.76 TL olan diğer prim taksitlerinin ödenmesi kararlaştırılmış, davacı, davalı ... şirketi acentesine mailonder yönetimi ile sigorta primi peşinatı ve taksitlerinin ödenmesi talimatını vermiştir.

Davaya konu rizikoyu doğuran olay 7.11.2006 tarihinde meydana gelmiş, dosya kapsamına göre davacı 8.11.2006 tarihinde hasarı davalı şirkete ihbar etmiş, davalı şirket davacıya ait kredi kartının müsait olmaması nedeniyle daha önceki tarihlerden denemesine rağmen kredi kartından peşinatı taksil edememiş, rizikodan haberdar olduktan sonra 9.11.2006 tarihinde peşinatı yine aynı karttan tahsil etmiş, daha sonraki primleri de tahsile devam etmiştir.

Rizikonun ihbarından sonra davalı ... şirketince poliçe peşinatının ve diğer pirimlerin tahsil edildiği hususun aksi davalı şirketçe iddia ve ispat edilmemiştir. Davalı, kaza tarihinden sonra poliçe peşinatının mail onder yoluyla çekildiğini, sigorta şartlarının aktif hale getirildiğini,ancak sigorta poliçesinden doğan yükümlülüklerinin sigorta peşinatı ödendikten sonra başlayacağını bu tarihten önce gerçekleşen rizikodan sorumlu olmadıklarını savunmuştur.

Prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle davalının sorumluluğu TTK.nun 1295/2 maddesi uyarınca başlamamış ise de, kazadan ve ihbardan diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra davalının bu primleri tahsil etmiş olması nedeniyle davacının geçerli bir prim ödemesinde bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davalı ... tahsil ettiği primleri davacıya geri verdiğine yada emanet bir hesaba alındığına dair delil ibraz etmemiş ve sözleşmeyi bir ihtarla feshetmeyerek, sigorta aktini devam ettirme idadesi olduğunu göstermiş ve sözleşme ilişkisini ayakta tutmuş olup, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan da sorumludur. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir.

Bu durumda mahkemece, davalının rizikodan sorumlu olduğunun kabulü ile miktar bakımından davanın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a geri verilmesine 3.6.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif)

KARŞI OY

İsviçre-Türk Borçlar Kanununda sözleşmelerin kurulduğu ona ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla beraber, BK.nun 10/1 maddesinde söyle denilmektedir. "Gaipler arasında icra olunan akitler kabul haberi Irsal olunduğu anda hüküm ifade ederler." Bu hüküm sözleşmenin kurulduğu andan ziyade sözleşmenin hüküm doğurmaya başladığı anı belirtmektedir. Doktirinde BK.nun 9 ve 10. maddesiyle birlikte değerlendirilerek, sözleşmenin meydana gelma zamanının kabul beyanının icabı yapana ulaştığı an; hüküm doğurmaya başlamasının ise, geçmişe etkili olarak gönderilmesi anı olduğu fikri genel kabul görmektedir.

B.K.nun 9.maddesindeki düzenlemeden dolaylı olarak ortaya çıkan bu sonuça göre sigorta sözleşmesi de kabul beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla in'ikad eder. Ne varki sigortacının sorumluluğu (himaye sağlama borcu) BK.nun 10. maddesindeki genel hükme göre, yani kabul beyanının gönderilmesi anından itibaren başlamaz. Bu konuda TTK.nun 1295/III'de özel bir hüküm mevcuttur. Buna göre; "sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödendiği tarihten başlar".

Sözleşmenin in'ikadına rağmen, poliçenin teslimi karşılığında, tam masraflarıyla birlikte ilk primin ödenmesi, sigortacının sorumluluğunun başlamasının taliki şarttır. Sigortacının sorumluluğu sigorta ettirenin yapacağı ödemeye kadar askıdadır ve bu şart gerçekleşmedikçe sigortacı rizikoyu taşıma yükümlülüğü altında değildir. Buna karşılık, sigorta ettirenin prim ödeme borcu mevcuttur. (Dr.... ..., Zarar sigortalarında) prim ödeme borcu sayfa 59, 60, 61 )

Sözleşmeye taraf olan sigorta şirketinin kredi kartı sistemine üye olması halinde, primin kredi kartıyla ödenebileceğini söyleyebiliriz. Çünkü sigorta şirketi, kredi kartı çıkarma kurum ile yaptığı sözleşme gereği sigorta ettirenin primi kredi kartıyla ödeme talebini kabul etme yükümlülüğündedir. Ancak, kredi kartı ile ödeme yapılması halinde himayenin başlama zamanını ayrıca incelemek gerekir.

Zira, primin nakden ödenmesi esastır ve sigorta himayesi de en dışından ilk primin ödenmesiyle başlar. (TTK.nun 1294/II, 1295/III). Yukarıda belirtildiği üzere sigorta şirketi kredi kartıyla ödemeyi "ifa uğruna edim" olarak kabul ettiğinden kural olarak borç ifa edilmiş olmaz ve sigorta himayesi başlamaz. Çünkü asıl edimin yerini tutan ifadan farklı olarak ifa uğruna edimde borç sona ermez.

Alacaklıya asıl borcun dışında verilen şey aracılığıyla alacağını elde etme olanağı sağlanır. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren tarafından imzalanan harcama belgesiyle kredi kartı kurumuna başvurarak alacağını tahsil ederse borç sona ermiş olur ve sigorta himayesi bu andan itibaren başlar.

Bu anlatmadan sonra somut olaya geldiğimizde, yanlar arasında bağıtların poliçeye istinaden 18.10.2006 tarihinde 76.76 TL prim peşinatının yatırılması, 30.11.2006 tarihi ile 30.06.2007 tarihleri arasında 76.76 TL olarak diğer prim taksitlerinin ödenmesi kararlaştırılmış, davacı, davalı ... şirketine mailonder yöntemi ile sigorta primi peşinatı ve taksitlerinin ödenmesi talimatını vermiştir.

Riziko 7.11.2006 tarihinde meydana gelmiş ve ihbar 8.11.2006 tarihinde davalı şirkete yapılmıştır. Davalı şirket davacıya ait kredi kartının müsait olmaması nedeniyle peşinatı süresinde tahsil edememiştir. Rizikodan haberdar olduktan sonra 9.11.2006 tarihinde peşinatı tahsil etmiştir.

Bu durum karşısında davalının davacının kredi kartının müsait olmaması, davacının kusuru nedeniyle ilk taksidi süresinde çekemediğinden rizikonun ilk taksidin çekildiği tarihe kadar teminat kapsamında olmayacaktır. İlk taksidin ödenmemesi sigortalının prim borcunu ortadan kaldırmaz". Sigortacının prim alacağı devam eder. Sigortacının devam eden ve vadesi gelen primi tahsil etmemesi alacaklı temerrüdüne neden olur.

Bu nedenlerle davacının ilk taksidin ödenmemesindeki kusuru karşısında, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun değerli görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3405, K. 2010/5128, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3405
Karar No
2010/5128
Tarih
3 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/3405 K.2010/14939
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/3406 K.2010/10438
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/3406 K.2010/10152
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/3406 K.2010/14938
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/3407 K.2010/14937
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/3408 K.2010/7072

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.