KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4533 E., 2010/9044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın, müvekkiline ait araca çarpması sonucu 13.789,70 TL tutarında hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin poliçe limiti dahilinde yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, müvekkilince yapılan araştırma sonucu davacı aracının pertinin uygun görülerek bedelinin tenzili ile bakiye 5.500 TL'nin ödenmesi hususunda davacıya ibraname gönderildiğini, davacının kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tesbit bilirkişi raporuna dayanarak müvekkiline ait araçta 13.789,70 TL tutarında hasar olduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde davacıya ait aracın ağır hasarlı olup, pertinin uygun görüldüğünü, aracın güncel değeri olan 9.500 TL'den, 4.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu
Ile gerçek zararın 5.500 TL olduğunu, davacının teklif olunan bu miktarı kabul etmediğini belirtmiştir.
Mahkemece, davacı aracında meydana gelen hasar yönünden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davalı şirket tarafından ibraz edilen ekspertiz raporuna göre 5.500 TL yönünden dava kabul edilmiştir.
HUMK'nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Bu durumda, uzmanlığı belli olmayan bilirkişilerden kusur oranı ve hasar bedeli konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece ceza dosyası da getirilerek konusunda uzman ... veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi veya bilirkişi heyetinden kusur oranı ve hasar bedelinin saptanması için rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir.
Somut olayda aracın hasarının tesbiti ve ... olup olmadığı çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren işlerden olup, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davalı şirket tarafından ibraz edilen ekspertiz raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, kasko sigortası genel şartlarının B.3.3.1.2 maddesinde, onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan yasal hükümleri karşısında, mahkemece yapılacak ..., ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, aracın tamirinin ekonomik olup olamayacağı, ekonomik ise, hasar bedelinin tesbiti, ekonomik değil ise, kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile hasarlı bedelinin tesbiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4533, K. 2010/9044, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama