KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4559 E., 2010/7411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi,
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davaCı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.9.2010 Salı günü davacı ... vekili Avukat ... geldi. Davalılar ... ve ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların trafik sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, tedavi ve ambulans gideri toplamı 10.111,32 Euro maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının tedavisinin Almaya'da yapılması için uçak ambulansla gitmesinde bir zorunluluk olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1.658,32 Euro'nun davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacının Alman uyruklu olduğu ve Almanya'da ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının Almanya'ya nakli sırasında kullanılan ambulans ve uçak giderinin maddi zarar kapsamında davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yaşam hakkı kişinin vazgeçilmez en önemli haklarındandır.
Somut olaydaki gibi, ameliyat olması zorunlu olan bir hastanın, sosyal durumuna göre, tercih edeceği bir yerde veya sağlık kurumunda tedavi görmesini doğal karşılamak gerekir. Davacının Almanya'da ikamet ettiği anlaşıldığına göre, uzun sürecek tedavi ve ameliyatının yaşadığı ülkede yapılmasını istemesi de en doğal yaşam hakkıdır. Aksi karar davacının bu konuda tercih yapmasını engellemek sonucunu doğurur (.H.G.K 29.09.1999,E:1999/4-619 K:1999/737).
Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4559, K. 2010/7411, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama