KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4901 E., 2010/5993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü, bu suretle zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 72.598,84 TL tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limitle sınırlı sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, anılan meblağ toplamının avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkindir.
Gerek mahkeme kararının gerekçesinde, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamada ve gerekse davacılar vekilinin 10.09.2009 tarihli ıslah dilekçesindeki isteminde; davacı ... için 64.295,54 TL, ... için 8.717,17 TL ve ... için ise 4.308,84 TL tazminat hesabı yapılmış ve talepte bulunulmuş ise de toplamada yanlışlık yapılarak her üç yerde de toplam tazminat olarak anılan üç meblağın toplamı 77.421,55 TL yerine, hatalı olarak 72.598,84 TL yazılmak suretiyle, hem kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuş, hem de davacılar vekilinin çelişkili istemleri açıklattırılmaksızın hatalı hüküm kurulmuştur.
Bu Durumda mahkemece, davacı tarafın ıslah dilekçesindeki istemleri açıklattırılarak, çelişki giderildikten sonra, gerekirse eksik ıslah harcı tamamlattırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde çelişkili hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4901, K. 2010/5993, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama