KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4958 E., 2010/5519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de; davada aleyhine hükmedilen miktar karar tarihi itibariyle duruşma sınırının altında kaldığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ..., Selçuk, Atatürk mahallesi, 3018 Ada, 21 parsel, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölüm ile 10441 parselde kayıtlı taşınmazını 29.6.2007 tarihinde çocukları davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'e onlarında 17.9.2007 tarihinde 3018 Ada, 21 parsel, zemin kat 1 nolu bağımsız bölümü davalı ... ...'e, 10441 parsel nolu taşınmazı da ...'e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar Veli, ..., ..., ..., ... ve ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, taşınmazın iyiniyetle ve gerçek bedeliyle alındığını, davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu ile çocukları arasında yapılan satış işleminin İİK.nun 278/3-1 madde gereğince bağışlama hükmünde, davalı 4. Kişi Hasan ve ...'in borçlunun amacını ve durumunu bilebilecek kişilerden olması nedeniyle İİK.nun 280.madde gereğince davanın kabulüne takip konusu alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere dava konusu tasarrufların iptaline, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davacı, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277. Ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 5.8.2009 ve 27.4.2010 tarihli dilekçesi ile ekindeki 31.7.2009 tarihli ibraname içeriğinden davacı ile davalı borçlunun anlaştıkları takip konusu borcun ödendiği alacağın tamamından feragat edildiği anlaşıdığından anılan dilekçe içeriklerine göre, karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4958, K. 2010/5519, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama