KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4967 E., 2010/5636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’nün müvekkili bankaya olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmaz payını diğer davalı ...’na bağışladığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep ederek ... ve ... ... aleyhine dava açmış, yargılama sırasında ... davaya dahil edilmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne ve yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar aynı yasanın 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına ayrıca kötüniyetli üçüncü kişilere karşı açılabilir. Başka bir anlatımla iptal davasının borçlu veya borçlunun doğrudan veya dolaylı işlem yaptığı kişilere karşı açılması gerekir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde borçlu ... ile birlikte ... ve ...
İnönü Vakfını davalı göstermek suretiyle dava açmış, yargılama sırasında ... ve ... İnönü Vakfının sehven davalı gösterildiğini öne sürerek İnönü Vakfını davaya dahil etmiştir. ... ve ... ... borçlu olmadığı gibi borçlu ile işlemde bulunan kişide değildir. Ancak hükümde bu davacı hakkında bir karar verilmemiştir.
Bu durumda dava dilekçesi ile davalı olarak gösterilen ... ve ... ... hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususun yerine getirilmemesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4967, K. 2010/5636, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama