KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5287 E., 2010/6423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı ... Mermer İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.'nin müdürü ve aynı zamanda hissedarı olan davalı borçlu ...'ün amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla alacaklı olduğu 15.5.1996 tanzim 1.3.2002 vadeli 100.000 DM tutarlı senedi davalı ...'ya ciro (temlik) ettiğini belirterek davalılar arasındaki ciro işlemine ilişkin tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili, dava konusu senedin ciro yoluyla müvekkiline geçtiğini, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre borç ve ciro işleminin eskiye dayandığı, borçlunun vergi borcu olmasının tek başına ciro işleminin anlaşmalı olduğu anlamına gelmediği, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATÜHK'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu hakkındaki icra takibi yapılması ve bu takibin kesinleşmiş olması gereklidir. Somut olayda borçlu ... hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından davanın önşart yokluğundan reddi gerekirken dava konusu temlik işleminin muvazaalı olduğu kanıtlanamadığı, borç ve ciro işleminin eskiye dayandığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5287, K. 2010/6423, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama