KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5348 E., 2010/9713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 1999/13882 Esas sayılı dosyasından, haczedilen ...plakalı aracı 04.05.1999 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın aldığını, aracın trafik kaydı üzerine haczin satıştan sonra konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak avasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, aracın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı satıldığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini ve karşılık olarak tasarrufun iptali davası açtığını belirtmiştir.
Davalı borçlular vekili, aracın davacıya satıldığını ve bir ilgilerinin olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır
Mahkemece, alacaklının bağımsız olarak açtığı tasarrufun iptali davası birleştirerek yaptığı yargılama sonunda, davacı 3.kişinin istihkak davasının kabulüne alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının reddine ilişkin kararı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.06.2004 tarih 2004/4836 Esas ve 2004/6344 Karar sayılı ilamı ile, İİK’nun 97/17.maddesine göre icra mahkemelerinde tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için karşılık dava olarak açılması gerektiği, doğrudan açılan iptal davasına bakma görevinin İİK’nun
281. maddesi gereğince genel mahkemelere ait olduğu, somut olayda tasarrufun iptali davasının karşılık dava olarak değil bağımsız olarak genel mahkemede açıldığından birleştirme kararı verilmeyeceği, tasarrufun iptali davasının ayrılarak bu dava yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi ve iptal davasının sonucu bekletici mesele yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı 3.kişinin davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5348, K. 2010/9713, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama