KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5614 E., 2010/8177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonrasında, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ileri sürerek, 7.441,14 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Işık Sigorta A.Ş, ... vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulüne, 2.294,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacının Almanya'da ikamet ettiği ve meydana gelen trafik kazası sonrasında yabancı plakalı aracının tam hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Davacının
uğradığı zarar, aracın, kaza tarihinde Almanya'daki piyasa rayiç değeridir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ikinci el satış değeri olarak belirlenen tutarların kaza tarihindeki değerler olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece, davacı vekilinin araç değerlerinin kaza tarihinden sonra düştüğüne ilişkin itirazları da dikkate alınarak, ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5614, K. 2010/8177, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama