KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6474 E., 2010/10311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonunda, kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından, KTK.’nun 108. ve Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, ölenin hak sahiplerine 35.871.35 TL tazminat ödendiğini, alacağın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, bilirkişi incelemesi yapılarak kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe itirazlarının 35.871.35 TL asıl alacak üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, temerrüt ihtarnamesi olmadığından birikmiş faiz isteminin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, ... tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacının rücu edebilme tarihi, ölenin hak sahiplerine ödeme yaptığı tarihtir. Kanundan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Bu durumda mahkemece, davacının ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik talebinin de hesaplanıp kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı, aktüerya uzmanınca hesaplanan toplam 47.829.00 TL destek tazminatından, %75 kusur oranına göre 35.871.35 TL’nı ölenin mirasçılarına ödemiştir. ..., yaptığı ödemeyi ancak kusur oranında davalılardan rücu edebilir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalı sürücü %70 oranında, ölen yaya ... ise %30 oranında kusurlu bulunmuştur. O halde mahkemece, davalı tarafın %70 kusur oranına isabet eden 33.480.30 TL’na hükmedilmesi gerekirken, fazla tazminata karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6474, K. 2010/10311, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama