KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6587 E., 2010/8647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi)vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 2009/11 Esas sayılı dosyasında yapılan 18.09.2009 günlü hacze konu ay çiçeği ürününün davacıya ait olduğunu,borçlu ile ilgisinin bulunmadığını,haczi 02.10.2009 tarihi itibarı ile öğrendiklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının haczi bir gün sonra öğrendiği halde, istihkak davasının 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın uzun yıllardır borçlu ... tarafından kiracı sıfatı ile kullanıldığını, borçlunun kendi ekipmanları ile ekip yetiştirdiği ürünün haczedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu ...), davaya konu taşınmazı ekmediğini, ürünle ilgisinin olmadığını, İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ile hacizden haberdar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişinin, dava konusu 18.09.2009 günlü hacizle ilgili 24.09.2009’da C.Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu, ancak davanın 05.10.2009’da 7 günlük yasal hak düşürücü süreden sonra açıldığı“ gerekçesi ile davanın süre aşımından reddine ve alacaklı taraf yararına istihkaka konu mal değeri üzerinden %40 oranında tazminata karar verilmiş;hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesi kapsamında, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için teminat karşılığında takibin durdurulması kararının verilmesi gerekir.
Somut olayda Mahkemece verilen 06.11.2009 günlü tedbir kararı teminat karşılığı verilmiş takibin durdurulması kararı niteliğinde değildir.
Bu nedenlerle yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6587, K. 2010/8647, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama