KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/692 E., 2010/4401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Niğde Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde tüm davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu kooperatif hissesini diğer davalı teyzesine satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark bulunduğu ve borçlu ile kooperatif hissesini satın alan ... arasındaki yakın akrabalık nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm tüm davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar ...,... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan hacizler ile icra dosyası kapsamından davalı borçlunun aciz halinin gerçekleştiğinin anlaşılmasına, 3.kişi ...’nın borçlu ...’nın teyzesi olmasına İİY'nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten ...’nın, borçlunun teyzesi olmasından dolayı ...’nın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ...
Ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı S.S ... Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununu 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Somut olayda davalı gösterilen S.S ... Yapı Kooperatifinin kendi üyesi olan davalı ...’nın talimatı üzerine dava konusu yerleri davalı ...’ya devrettiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamasına göre S.S ... Yapı Kooperatifinin davada pasif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenle S.S ... Yapı Kooperatifi hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hakkındaki davanın kabulü ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulması isabetli değildir.
3-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmaların tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesaplaması,
Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haczin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK'nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/692, K. 2010/4401, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama