KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6922 E., 2011/2511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Mersin Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Zübeyir aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı oğlu Cahit’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen alacak için çıkarılan ödeme emrinin davalı borçluya 01/03/2008 tarihinde tebliğ edildiği davanın ise 01/02/2008 tarihinde açıldığı bu nedenle de davanın dinlenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 s.K’nun 24 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. 6183 S.K’nun 27-28. maddelerine göre amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. Tasarrufun yapıldığı sırada davalı borçlunun ver
gi borcunun mevcut olması gereği açıktır. Ancak vergi alacağının dava açıldıktan sonra da kesinleşmesi mümkündür. Somut olayda kabul edildiği gibi ödeme emrinin dava açılmasından sonra tebliğ edilmiş olmasının tek başına davanın reddi sebebi olmadığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca davalı borçlu Zübeyir’in tasarrufun yapıldığı tarihteki vergi borcunun belirlenmesi ve davanın diğer şartlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6922, K. 2011/2511, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama