KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7036 E., 2010/9523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Şişli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, plakası belirlenemeyen bir aracın, müvekkillerinin desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 40.432,69 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limit ve kusurla sınırlı sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, anılan meblağın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destek tazminatı istemine ilişkindir.
Davalının temerrüdü, gerekli belgelerle birlikte davalıya başvuru yapılmış olması halinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliği’nin 13. ve 14. maddeleri ile 26.07.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ... Yönetmeliği’nin 14. ve 15. maddeleri çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Davadan önce bir başvuru yapılmamış olması halinde ise, bu kez dava veya icra takip tarihinden itibaren alacağa temerrüt faizi işletilir. Bunun yanında, ıslah ile alacak miktarı artırılmış ise yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de ilk alacağa uygulanacak tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir.
Somut olayda, ilk alacak için dava tarihinden itibaren faiz uygulanmış olup, bu husus temyiz edilmemiştir. Ancak, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden faize hükmedilmiştir.
Islah ile artırılan kısım bakımından ise, yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de talebe göre dava tarihinden temerrüt faizi uygulanması gerekir. Açıklanan bu madde ve hukuksal nedenlere göre, davalının tüm alacak için temerrüdünün dava tarihinde oluştuğunun kabulü ile dava tarihinden faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7036, K. 2010/9523, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama