KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7124 E., 2011/3028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy Asliye 6. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Fazıl aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kayınbiraderi Hamit’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında yakın hısımlık bulunduğu ve aralarında yaptıkları tasarrufların bağışlama niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. (İİK.nun 143-105.md) Somut olayda davacılar tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Davanın dayanağı olan takipte yapılan hacizde tutulan zabıtta ise borçlunun adresten ve çevreden sorulduğu, tanıyan ya da bilenin olmadığı ayrıca haczi kabil mal da bulunamadığı belirtilip haczin yapılamadığına işaret edilmiştir. Haciz
yapılan adres Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından iş yeri ve ikamet adresi olarak bildirilen yer olup bu adreste ödeme emri tebliği dahi Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılmıştır. Vergi Dairesi yazısında gönderilen ikametgah belgesindeki adrese gidilmemiş, borçlunun adresinin araştırılması icra dosyasına yapılan 27/03/2006 tarihli talep üzerine yazılan müzekkere cevapları beklenmemiştir. Bu nedenlerle borçlunun Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından bildirilen adresinde yapılmış olan haczin geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu kabul edilemez. Hal böyle olunca dava şartı olan aciz belgesi koşulunun yerine getirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7124, K. 2011/3028, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama