KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7603 E., 2010/11483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Şile İcra Müdürlüğünün 2008/828 Esas sayılı takip dosyasında, 19.2.2009 tarihinde haczedilen iş makinasının müvekkiline ait olduğunu ve borçluya kiraya verildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklılar vekili, mahcuzun dava dışı başka bir şirket adına tescilli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, mahcuzun davacı 3.kişiye ait olduğuna dair fatura bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 96/1 ve 99 maddelerine göre, istihkak iddiasının ileri sürülebilmesi için 3.kişinin haczedilen mal yada hak üzerinde mülkiyet yada rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, dava konusu iş makinası olup bu tip araçların 2918 sayılı Yasanın 22/C-2 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 29 (A) d-1-2 maddeleri uyarınca özel ve tüzel kişinin üyesi bulunduğu Ticaret Sanayi veya Ticaret ve Sanayi Odasına tescili zorunlu araçlardandır. Her tür satış ve devirlerinin geçerli olabilmesi için noterce resmi şekilde yapılması gerekir. (2918 sayılı yasanın 20/d KTY. 35-36 md.) dava konusu aracın 2002 yılından beri dava
2010/7603
2010/11483
dışı ... Ltd.Şti adına kayıtlı olduğu getirtilen trafik sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda mülkiyet yada rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkı bulunduğunu ispat edemeyen davacının davasının reddi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7603, K. 2010/11483, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama