KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7858 E., 2010/10948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Diyarbakır Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar Arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın içinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 89.286,77 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin limitle sınırlı sorumlu olduğunu, olayda hatır taşımasının bulunup bulunmadığının ve desteğin ispatlanmasının gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigortalının kazada tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan meblağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/7858
2010/10948
2-Dava trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıların desteğinin ne iş yaptığı, buna göre sosyal güvencesinin bulunup bulunmadığı ve desteğin ölümü nedeniyle davacılara SGK tarafından rücuya tabi olan bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususundaki davalı vekilinin savunmaları da değerlendirilmemiştir. Desteğin Bağ-Kur kapsamında sigortalı olması halinde, Bağ-Kur Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca davacılara bağlanacak dul ve yetim aylıkları rücuya tabi olduğundan, bağlanacak dul ve yetim aylıklarının peşin sermaye değerinin davacıların hak ettiği destek tazminatından mahsubu gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilmeden ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7858, K. 2010/10948, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama