KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7989 E., 2010/10717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi,
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.12.2010 Salı günü davacı tarafından gelen olmadı. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin meydana gelen kaza sonrasında yaralandığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile 57.500,00 TL daimi maluliyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusur oranında zarardan sorumlu tutulabileceğini ve dava öncesinde ödeme yapmayı kabul ettikleri tutar yönünden aleyhlerinde hüküm kurulmaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının zararının 144.319,49 TL olduğunu, zorunlu taşmacılık sigortası tarafından 50.000,00 TL ödendiğini gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/7989
2010/10717
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı, davacının yolcusu olduğu aracın taşımacılık mali sorumluluk sigortacısıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davacıya tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ve bu nedenle kurum tarafından davalıya rücu davası açıldığı analaşılmaktadır. Mahkemece, davalının mükerrer ödeme yapmasına engel olmak için, yapılan bu ödemenin rücuya tabi bir ödeme olup olmadığı dikkate alınarak, rücuya tabi ise hesaplanan tazminattan mahsubu ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7989, K. 2010/10717, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama