KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/8588 E., 2010/8432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... ve ... aleyhine dava dışı ... Gıda Sanayi ve ... A.Ş’nin borcuna kefaletlerinden dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek borçluların 1/2 oranında hissedar oldukları taşınmazı diğer davalı ...’ye satışlarına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı ve davalı ...’nin de borçlular ile bir akrabalığı olmadığı ayrıca bususta da belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine ilişkin olarak da davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı ...’nin davalılarla bir ilişkisinin ve borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilen ya da bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda vekalet ücretinin dava konusu taşınmazın değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/8588, K. 2010/8432, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama