KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9212 E., 2010/10056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ...,....,Mirasçıları, ..., ..., ..., ... vekilleri ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklarının tamamını tahsil edemediklerini ancak borçlunun muvazaalı olarak kendisine ait 30 ada 4 sayılı parseli oğlu olan davalılardan ...’a sattığını, onun da diğer davalı ...’a sattığını, 3 ada 20 nolu parseli oğlu ...’a, onun da davalılardan ...’a sattığını, 654 ada 12 nolu parseli oğlu ...ve kızı ...’a, onlarında davalı ...’ye sattığını, 3 ada 22 nolu parseli oğlu ...’a, onun da davalı ...’ye sattığını, 12 ada 59, 30 ada 6 ve 11 nolu parselleri kızı ...’a sattığını, onun da davalı ...’ye sattığını,
654 ada 13 nolu parseli kızı ...’e, onunda davalı ...’a sattığını, 340 ada 4 nolu parseli ...’a, onunda davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptali isteğiyle ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 30 ada 4, 3 ada 20 ve 22, 12 ada 59, 30 ada 6 ve 11 sayılı parsellere ilişkin satışların gerçek satış olması nedeniyle bu parsellere ilişkin davanın reddine, diğer parsellere ilişkin davanın ise ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri ile ... vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, üçüncü kişi konumundaki davalılar ...’un borçlu davalının çocukları olması yanında yapılan satışlarda tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen davaya konu taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmasına, davalılardan ... ve ...’ın satın aldıkları taşınmazı hiç kullanmadıkları gibi bu taşınmazların borçlu davalı tarafından kullanıldığının tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9212, K. 2010/10056, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama