KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9270 E., 2011/10615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı için 46.900 TL maddi (geçici ve daimi iş göremezlik ile tedavi gideri) ve 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve limit dahilinde ) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, Davacı için 46.900 TL maddi tazminatın 100 TL sinin kaza tarihinden, 46.800 TL sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortalının sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olarak) müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine. 2.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.
Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS'nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.
Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece ıslah edilen bölüm bakımından da davalı işleten ve sürücünün kaza tarihinde, davalı ... şirketinin ise dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9270, K. 2011/10615, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama