KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9473 E., 2011/4470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu pert total olduğunu belirterek, sigortalıya ödenen 17.000.00 TL’ndan, sovtaj bedelinin mahsubu ile kalan 10.250.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı ..., kaza ile ilgisinin olmadığını, kusuru kabul etmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 6.250.00 TL’nın, 03.04.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tazminata 03.04.2006 ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş, mahkemece, talep gibi bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, davanın açıldığı tarihten bile sonraki 03.04.2008 tarihinin esas alınması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9473, K. 2011/4470, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama