KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9504 E., 2011/5318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması, tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme, tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır.
Somut olayda davalılar ..., ... ve ... adına tapuda düzenlenen resmi akit tablosunda yazılı adreslerine dava dilekçesinin tebliğine ilişkin evrak adresten ayrıldıklarına ilişkin şerh verilerek iade edilmiş, mahkemece her hangi bir adres araştırması yapılmadan bu kez 7201 sayılı tebligat yasasının 35. maddesine göre dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, davalılar duruşmalara katılmamış, yargılama yokluklarında devam ettirilip sonuçlandırılmış, böylece HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalıların savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalılar ..., ... ve ...’ın savunmalarına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9504, K. 2011/5318, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama