KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9550 E., 2011/11573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili trafik sigortası bulunmayan aracın çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile 4.475,00 TL tedavi gideri ve işlemiş faiz ile 23.545,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne toplam 4.475,00 TL tedavi gideri ile 23.545,00 TL sürekli işgücü kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. B.K’nun 46. maddesi uyarınca, cismani zarara uğrayan kişi tamamen ve kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir.Sürekli çalışma gücü kaybına neden olan yaralanmalarda, kazadan sonraki iyileşme sürecinde oluşan maddi zarar, elde edilen gelirin tamamından yoksunluk olduğu halde, iyileşme süreci sonunda oluşacak sürekli-kısmi çalışma gücü kaybından doğan zarar, elde edilecek gelirin, çalışma gücü kaybı oranına karşılık gelen kısmıdır. Davacı kaza sonrasında yaralanarak 9 ay kısmi ve
%21 oranında sürekli işgücü kaybına uğramıştır. Uyuşmazlık davacının elde ettiği gelirin belirlenmesi noktasındadır. Davacı evlere temizliğine gittiğini ve gelirinin aylık 780,00 TL civarında olduğunu iddia etmiş, delil olarak çalıştığı ev sahiplerinin yazılı beyanlarına ve tanık deliline dayanmıştır. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre gelirin kanıtlanamaması halinde net asgari ücret düzeyinde gelir elde edildiği kabul edilir.
Mahkemece davacınin geliri 780,00 TL olarak kabul edilmiş ise de, evlere temizliğe gitmenin düzenli ve sürekli bir iş niteliği taşımaması, tanıkların sözlü beyanları ile sunulan yazıların sürekli geliri kanıtlamaya yönelik güçlü kanıt olma niteliği taşımamaları dikkate alındığında davacı iddiasının kanıtlandığının kabulü mümkün değildir.
O halde, davacının net asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilerek yapılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davalı ... davacının yaralanması nedeni ile ödeme yapılarak ibra edildiğini savunmaktadır. KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir.
Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece, yazılı şekilde eksik inceleme
ile ödeme miktarının aynen mahsubu sonucunda bulunan tazminat tutarına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9550, K. 2011/11573, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama