KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9664 E., 2011/1812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Eşme İcra Müdürlüğünün 2007/492 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haciz yapılan işyerinin gerçekte borçlu tarafından işletildiğini, borçlunun uzun yıllardır müvekkilinin bayiliğini yaptığını, borcun bayilik sözleşmesinden kaynaklandığını, haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğunu belirterek davanın reddini ve tazminat istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, borçlunun alacaklı şirketin bayiliğini yaparken bayilik sözleşmesinin son bulduğu, borcun bundan kaynaklandığı, borçlunun haciz sırasında haciz mahallinde hazır bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu/alacaklı yararına olduğu, aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, takibin durmuş olması nedeni ile % 40 tazminatın davacı-borçludan alınıp davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davaları, İcra ve İflas Kanununun 97/11 maddesi ve HUMK.nun 512. maddesi gereğince genel hükümlere göre görülür ve alacak miktarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise onun üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir. Aynı şekilde, mahkemece teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK.nun 97/13 maddesinde açıklandığı şekilde, alacaklının alacağından bu dava dolasıyla ifası geciken miktarın % 40'ında aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan neye göre hesaplandığı anlaşılamayan tazminat ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9664, K. 2011/1812, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama