KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9698 E., 2010/11043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, Kartal 1. İcra Müdürlüğünün 2008/2691 Esas sayılı dosyasından, davacı MFS şirketine ait fabrikada bulunan ve diğer davacı ... şirketine ait olan makinelerin 15.06.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak haczin kaldırılması ve istihkak davasının kabulüne karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borçlu ve 3.kişilerin danışıklı hareket ettiklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, haciz adresinin davacı ....Şti'ne ait olduğu, borçlu ile aralarında organik bağ bulunmadığı, hacizli malın davacı şirketin ticari defterinde kaydı bulunduğundan bahisle, davacı .... Şti.nin davasının kabulüne, ... Ltd.Şti.nin davasının husumet yokluğundan reddine ve davacı .... Şti lehine hacizli malın değeri üzerinden %15 oranında tazminat takdir edilmiş, hüküm davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişilerin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haciz adresinin borçlu şirketle ilişkisi net olarak ortaya konulmamış bulunmasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/9698
2010/11043
2. İstihkak davasının kabulü üzerine davacı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İ.İ.K.'nun 97/15. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi gerekir. Alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması kötü niyetli bir davranış olarak nitelendirilemez.
Somut olayda, alacaklının kötü niyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, hacizli malların kendine ait olduğunu iddia ederek uyuşmazlık çıkaran borçlunun davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden sorumlu olması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9698, K. 2010/11043, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama