KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9893 E., 2010/8629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacakı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 2.İcra Müdürlüğü’nün 2002/14916 (yenileme ile 2004/6503) Esas sayılı dosyasında yapılan 28.07.2004 günlü hacze konu menkullerin borçluya aitken bir başka takip dosyasında haczi yapılıp alacaklısı ... tarafından kesinleşen ihale ile alınan ve sonradan üçüncü kişiye satılan mallar olduğunu, borçlu ile ilgisinin kalmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), davacı ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını,ödeme iddiası ile ilgili itirazın kaldırılması davası sırasında da buna ilişkin ortaklar kurulu kararında tahrifat yapıldığının belirlendiğini,öte yandan muvazaalı olarak başlattıkları bir başka takip dosyasında ilk hacze konu menkulleri haczettirip alacaklısına satışının yapılmasını sağladıklarını, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczedilen malın üçüncü kişi elinde kabul edilmesi nedeni ile mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına bulunduğu, ispat yükü kendisine düşen alacaklının iddiasını kanıtlayamadığı, öte yandan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun belirlendiği“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Ticari kayıtlara göre, üçüncü kişi şirket, borç ve takip tarihinden sonra 05.03.2004’de ödeme emrinin de tebliğ edildiği, borçlunun ticari merkezinde kurulmuş, 28.01.2005’e kadar yaklaşık 9 ay iki şirket aynı adreste faaliyet göstermiştir. Öte yandan borçlu şirketin 2002 yılından itibaren ortağı olan ..., üçüncü kişi şirketin kurucu ortaklarındandır ve iki şirketin ticari faaliyet alanı da aynıdır.
Tüm bu hususular karşısında davacı şirketin, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak kurulduğunun kabulü gerekir.
Belirtilen nedenlerle de; davanın reddi yerine, dosya içeriğine ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü yönünde yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9893, K. 2010/8629, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama